Konuyu Açan
#1
Bir süredir ardı arkası kesilmeyen, tekdüze bir tasarım anlayışına sahip, kalabalık görüntüsünün ardında yavan bilgiler barındıran yapay zekâ içeriklerine maruz kalıyoruz. Zararlı bir maruz kalma biçimi bu. Çünkü bu içeriklerin pek çoğunda hemen hemen öğrenilecek nitelikli hiçbir şey yok. Daha da ileri gidilecek olursa bu durum, yapay zekânın kontrolüne geçmiş meslektaşlarımızın aracılık ettiği bir tür zorbalık! Ben bir “şeyler” biliyorum zorbalığı…
Arayıp kullanmaya üşeneceğimiz “emojilerin” ve yeşil tiklerin peşine iliştirilmiş kıymetli bilgilerin karın doyurmayan kırıntıları; okuma yazma yetisine sahip pek çok insanın birkaç komut ile oluşturabileceği, yılların bilgi birikiminin ürünü yazılımları sağından solundan çatallayan, sürdürülebilirliği olmayan yazılımlar ve bunların bitmek bilmeyen pazarlanma süreci… En kötüsü de bunlardan tekrar tekrar türetilen ilk kaynağı fersah fersah uzaklaşmış, bitmek bilmeyen yeni “şeyler” ve onların “şeyleri”. Evet, “şey”!
Şu an LinkedIn’i düşünün. Paylaşmış olduğunuz bir bilgi, bir kullanıcının arama/araştırma yoluyla tekrar erişimine ne kadar açık? Elden ele dolaşmadığı müddetçe pek de açık değil, değil mi? Peki LinkedIn bunu önemsiyor mu? Pek sanmıyorum. Öyle ise sağlıklı bir bilgi dolaşımından bahsetmek mümkün mü? Sanırım, bunu siz de pek sanmıyorsunuz.
Mevcut sosyal medya düzeninde bir bilgi, elden ele dolaşmaz ise ne olur? Muhtemelen, sosyal medyanın ve bundan beslenen her türlü şeyin varlığı tehlikeye girer. Kıymetli olan bilgiye ulaşmak iken düzenin istediği şey, ekranı açar açmaz ne varsa üzerimize boca edilmesi, dikkatimizin çalınması… Ve ortalıkta dolaşan bu “şeylerin” obezi bizler…
Sosyal medyanın karanlık dehlizlerine önce kıymetli bilgileri, ardından ondan türetilen bu “şeyler”i atıp duruyoruz. Nihayetinde verilerimizi korumak için depolama çözümlerine onlarca para döküyor, alışveriş sliplerimizi dijitale döndürerek biraz da olsa harcadığımız “soğuk sulardan” içimize serpiyoruz.
Bilgiye erişemiyoruz, farkında mısınız? Piyasada elden ele dolaşan pek çok bilgi, bir tür kulaktan kulağa oyununun sonuçları gibi. Kaynağından çıkan bilgi, önce yapay zekâ aracılığıyla hazmı kolay, bilgi suyuna bir çorbaya; sonra başka bir kullanıcı ve tabii ki yapay zekâ aracılığıyla suyuna çorba yapıla yapıla ne olduğu belirsiz “şeylere” dönüşüyor. Bu “şeyler” bilgi değil!
Sormak istiyorum; betonun metreküpünün nasıl hesaplandığına dair oluşturulan “şey” posterini, “mühendislere pratik bilgiler” başlığı altında dört işlemden öteye gitmeyen yeşil tikli o listeyi, yapay zekânın saatlerine mâl olan ve pek yakında geliştirmeyi bırakacağınız o yazılımı yazdırırken neler hissediyordunuz?
Bilgi, üretilen ve paylaşımı kıymetli olan gerçek bir şey, “şey” değil. Sazın yapay zekânın elinde olduğu bu zararlı türetme girdabından kurtulmamız gerektiğine inanıyorum. Bizler, Nasrettin Hoca’nın komşusunun komşusunun komşusu değiliz, tavşanın suyunun suyu da karın doyurmuyor.